OKUL ÖNCESİ EĞİTİM NEDEN ÖNEMLİ ve OKUL A BAŞLAMAK İÇİN EN UYGUN YAŞ NEDİR?
0-6 yaş arası erken çocukluk adı verilen dönem çocuğun en hızlı geliştiği, büyüdüğü ve çevresinden en çok etkilendiği dönemdir. Çocuğun bu dönemde öğrendiği bilgi, yaşadığı deneyim beynin gelişimini direkt etkiler. Bu sebeple böylesine önemli bir dönemde çocuk tüm gelişim basamaklarını destekleyen bir ortamda bulunmalı ve yaşına uygun bir eğitim almalıdır.
Okula başlamak için anne eğer çalışıyorsa 2 çalışmıyor ve evde çocuğunun bakımıyla direkt ilgileniyorsa 3 yaş en uygun dönemdir.

KALİTELİ BİR EĞİTİM KURUMUNUN GÖSTERGELERİ-KRİTERLERİ NELERDİR?
Öncelikle kurumun olmazsa olmaz birtakım standartlara sahip olması gerekir. Günümüzde veli portföyüde genişlemekte ve çeşitlenmekte. Bu doğrultuda her velinin önceliği ve beklentisi de değişmekte.
Kimi veli çocuğum çok küçük sadece oyun oynasın derken, diğer bir grup veli de benim için eğitim çok önemli hangi program uygulanıyor hangi branş dersleri veriliyora öncelik veriyor, başka bir grupta hijyen, beslenme ve güvenlik konuları benim en önemli beklentim diyor. Biz her iki okulumuzda da tüm velilerimizin farklı beklentilerini karşılayacak çok geniş kapsamlı bir program ve toplam kalite yaklaşımı uyguluyoruz.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ALMIŞ ÇOCUKLARLA ,ALMAYAN ÇOCUKLAR ARASINDA NASIL BİR FARK GÖZLEMLİYOSUNUZ?
Daha öncede belirttiğim gibi artık bir çok bilimsel çalışma ile isptlandığı üzere okul öncesi dönem, çocukların zihinsel, duygusal, sosyal ve fiziksel gelişimlerinin en hızlı ilerlediği dönem. Biz de bunun önemini bilerek okullarımızda bu dönemde çocuklarımıza en etkili, en doğru, sürekli yenilenen bir yaklaşımla tamamen oyun ve drama yoluyla oldukça yoğun ama oldukça da eğlenceli bir bilgi yüklemesi yapıyoruz. Ve fark ediyoruz ki bu sistem görsel algılama, çevre ile etkileşim, deneme yanılma ve gözlem çocuğun inanılmaz bir süratle bilgiyi kaydetmesini sağlıyor.
Zihin taze, hafıza canlı ve boş olduğu için doğru ve kaliteli bilgi bir sünger gibi emiliyor ve bir daha çok yüksek bir oranla unutulmuyor. Sorunuza geri dönersek ne yazıkki bu bilgiyi, eğitimi almayan, genellikle evde anne, bir aile büyüğü veya bakıcı gözetiminde büyüyen ve vaktinin çoğunu televizyon, bilgisayar karşısında geçiren çocuklar okul hayatına ciddi bir algı kaybı ve konsantrasyon eksikliği ile başlıyor. Oluşan bu farkta ne yazıkki kolay kolay kapanmıyor ve okul başarısını büyük oranda etkiliyor.

OKULUNUZUN CİDDİ VE İYİ BİR EĞİTİM VEREN KURUMLARDAN OLDUĞUNUZU BİLİYORUZ. BU BAŞARIYI NASIL YAKALADINIZ?
Okul öncesi eğitim her anlamda çok ciddi bir iş. İnsanların hayatlarında en değerli varlıklarını alıp, onları sağlıklı, mutlu, kendine güvenen önlerindeki uzun hayata hazır bireyler olarak yetiştiriyoruz.
Seçkinler Mini Kolej olarak 6. Yılımızı doldurduk. Ama bu meslekte benim onuncu yılım. Annem ise çocuk gelişimi ve eğitimi öğretmeni ve Antalya’daki ilk anaokullarından birinin kurucusu. Eğitimimi tamamladıktan sonra, 3 yıl onun yanında çalışarak mesleğe ilk adımımı attım. Daha sonra kendi kanatlarımla uçma arzusu ve Antalya’ da yapılmayanı yapma isteğiyle kendi anaokulumu açtım.
Büüyk bir özen, emek, sürekli araştırma ve herzaman işimin başında olmam bugünkü başarımızı yakalamamıza en büyük etken tabi.. Ama başarıyı daha da ileriye taşımak için asla durmadan içimde halen ilk günkü heyecan , özen, gayret ve emekle çalışmaya devam ediyorum.
BU DÖNEM İÇİN ÖĞRETMEN SEÇİMİ DE ÖNEMLİ MİDİR?
Kesinlikle. Tabi ki veli öncelikle kuruma güvenir ve kurumun başarısını önemser. Ama bana göre başarının büyük bir bölümü öğretmenlerindir. Öğretmenin sevgisi, şefkati, sıcaklığı, verdiği eğitimin kalitesi yoğrulacak taze bir hamur şeklinde eline verilen çocukta mucizeler, büyük başarılar doğurur. Çocukla öğretmenin kopmaz, ayrılmaz bir sevgi bağı kurması da kurumdaki öğretmenin değişmeyip sürekliliği ile olur. Öğretmen değişiminin en az olduğu okul olduğumuzu büyük gururla söyleyebilirim. Benim kurumumda en yeni öğretmenimle 4, diğerleriyle 6 yıldır, yani açıldığından beri birlikte çalışıyoruz. Bunun da başarımızın bir katkısı olması, veliye verdiğimiz güven duygusu öğretmenin ne kadar önemli olduğunu daha güzel açıklayabilir.
SEÇKİNLER MİNİ KOLEJ OLARAK SİZİ DİĞER KURUMLARDAN FARKLI KILAN NEDİR?
Bence bizim ayrıcalığımız işimize, çocuklarımıza, onların ailelerine verdiğimiz önem, değer ve ciddiyet. Çocuklarımızı kendi çocuklarımız gibi sahiplenmemiz onlar için herşeyin en iyisini vermeye çalışmamız. Bunun içinde alanında uzman, hatta 1 numara diyebileceğim branş öğretmenleri ile çalışıyor olmamız. Burada sırası gelmişken biz hiçbir dersi velinin gözünü boyamak, reklam yapmak için vermiyoruz. Tüm branş derslerimiz eğitim programımızın büyük bir bölümünü oluşturuyor. Çocuklarımızda ki gelişimi hem kendi gözlemlerimiz hem de velilerimizden aldığımız geri bildirimlerle gururla söyleyebiliyoruz.
Duygusal zeka geliştirme programımız ise en özel projemiz. Bu projenin dersleri bizzat annem tarafından tüm yaş grubundaki çocuklara veriliyor. Velilerimizden gelen geri bildirimlerle görüyoruz ki başarı grafiği en yüksek dersimiz diyebiliriz. Burada fazla detay vermek istemiyorum ama özel edindiğimiz yabancı kaynaklar, slaytlar ve CD’lerle pekiştirdiğimiz bu çalışma bence Antalya’da tek. Tüm bu çalışmalarımız sonucu Konyaaltı şubemizde her sene full kapasite çalışıyoruz ve bu senede kayıtlarımızı doldurduk, yedek kayıtlara başladık. Velilerimizden ve dışarıdan gelen yoğun taleple de 2011-2012 eğitim öğretim yılı için Lara Şubemizi açtık. Her iki okulumuzda da aynı eğitim programı aynı branş öğretmenleri, aynı yemek listesi ve aynı kitaplarla çalışıyoruz. Bize inanan ve güvenen velilerimizin referanslarıyla bu şubemizde de inanılmaz bir hareketlilik var.
Amacımız yaptıklarıyla desteklenen, başarılarıyla takdir edilen, becerilerini kullanırken ve isteklerini belirlerken teşvik edilen ama en önemlisi mutlu, yüzü gülen, sevildiğinin farkında olan, donanımlı, kaliteli, bilgi kapasitesi olan seçkin çocuklar yetiştirmek.
Tüm bu çabalarımızın sonucu olarak bizi en mutlu eden, başardığımızın en büyük göstergesi mezun ettiğimiz çocuklarımızın ilkolkula başladıklarında gösterdikleri başarılar. İlkokulların (özel veya devlet), yetiştirdiğimiz çocuklara ilgi, övgü ve takdir dolu sözleri.
Son olarak bizce en büyük ödül ticari kaygı taşımadan, geleceğimizi emanet edeceğimiz, yüksek ahlaki değerlere sahip; vicdan, merhamet duygusu taşıyan; farkındalığı yüksek, Atatürk Cumhuriyetine sahip çıkacak nesiller yetiştirdiğimizi bilmektir.

















